Tarihte Bugün: 2025_Kuzey_Kıbrıs_Türk_Cumhuriyeti_cumhurbaşkanlığı_seçimi
Tarihte Bugün: 2025_Kuzey_Kıbrıs_Türk_Cumhuriyeti_cumhurbaşkanlığı_seçimi
2025 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı, seçimi %62,76 oyla Tufan Erhürman kazandı.
2025 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti cumhurbaşkanlığı seçimi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) 2025-2030 yılları arasında görev yapacak cumhurbaşkanını belirlemek amacıyla 19 Ekim 2025 tarihinde yapılan seçimdir.
Arka plan
2020 cumhurbaşkanlığı seçimi
Bir önceki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti cumhurbaşkanlığı seçimi, COVID-19 pandemisi nedeniyle ertelendikten sonra 11 Ekim 2020 tarihinde gerçekleştirildi. Seçimin ilk turunda hiçbir aday %50'yi aşamadığı için seçim Mustafa Akıncı ve Ersin Tatar arasında ikinci tura kaldı. İkinci tur 18 Ekim 2020 tarihinde yapıldı. Ersin Tatar, ikinci turda oyların %51,69'unu alarak KKTC'nin beşinci cumhurbaşkanı seçildi. Mustafa Akıncı ise %48,31 oy aldı. Seçimlerde Türkiye müdahalesi olduğu iddia edildi.
2022 genel seçimleri ve sonrası
2021'in sonbahar aylarına doğru, azınlık Saner Hükûmeti nisap sorunları ve bakan istifaları ile uğraşırken, Başbakan Ersan Saner hakkında kaset skandalı ortaya çıktı. Başbakan Saner, iddiaları yalanladı ancak nisap sorunları ve benzeri durumlar sebebiyle 13 Ekim 2021 tarihinde istifasını sundu. Ana muhalefet partisi CTP'nin genel başkanı Tufan Erhürman ise hükûmetin istifası üzerine, "Olmayan hükûmet olmadığını nihayet idrak ederek istifa etti!" ifadelerini kullandı. Ardından büyük değişimler olacağını düşünmediğini söyledi. 31 Ekim'de iktidar partisi ve koalisyonun büyük ortağı Ulusal Birlik Partisi (UBP) kurultaya gitti. Faiz Sucuoğlu 5295 (%60,7) oyla birinci, Hasan Taçoy 2869 (%32,9) oyla ikinci, Zorlu Töre ise 468 (%5,4) oyla üçüncü olarak yarışı tamamladı.
5 Kasım 2021 tarihinde Faiz Sucuoğlu başkanlığında Sucuoğlu hükûmeti kuruldu. Seçim hükûmeti olarak nitelendirilen bu hükûmetin kurulmasından kısa bir süre sonra 23 Ocak 2022'de erken genel seçime gidilme kararı alındı. Cumhuriyet Meclisinin 50 milletvekilinin belirlendiği seçimde UBP birinci parti konumunu korusa da çoğunluğu sağlamak için gereken 26 milletvekili sayısına ulaşamadı. Bundan dolayı seçimden sonra UBP-DP-YDP tarafından oluşturulan 2. Sucuoğlu Hükûmeti, 21 Şubat'ta kuruldu. Sucuoğlu'nun Maliye Bakanı Sunat Atun'u görevden alma isteğine Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'dan gelen olumsuz yanıt üzerine hükûmet istifasını sundu, istifa 20 Nisan'da kabul edildi. 25 Nisan'da Sucuoğlu, 3. Sucuoğlu Hükûmetini kurarak yeniden başbakan oldu.
Sadece 5 gün sonra 30 Nisan'da hükûmet, Başbakan Faiz Sucuoğlu'nun istifası ile çöktü ve 12 Mayıs 2022'de İçişleri Bakanı Ünal Üstel'in yeni hükûmeti kurmasına kadar bakıcı hükûmet olarak görev yaptı. 12 Mayıs'ta tekrar UBP-DP-YDP ortaklığıyla Üstel Hükûmeti kuruldu. Zaman zaman YDP'nin hükûmetten çekileceği iddia edilse de bu gerçekleşmedi. Hükûmet başta 29 milletvekilinden oluşurken Hasan Tosunoğlu'nun DP'den istifasıyla 28 vekile düştü. Günümüzde hâlâ mecliste 28 vekiliyle çoğunluktadır ve göreve devam etmektedir.
Ekonomik kriz
2022 yılında KKTC, Türkiye'de yaşanan ekonomik krizin sonucu olan Türk lirasının değer kaybından etkilendi. Döviz kurlarındaki artış, ithalat maliyetlerini yükseltti ve enflasyonu artırdı. Özellikle gıda enflasyonu %99'a çıkarak 1990'lı yıllardan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Rusya'nın Ukrayna'yı işgali de enerji ve emtia fiyatlarını artırarak KKTC'yi olumsuz etkiledi. Enflasyonun yüksekliği, halkın alım gücünü ciddi şekilde azalttı ve temel ihtiyaç maddelerine erişimi zorlaştırdı. Ekonomik baskılar, aile yapısını da etkileyerek boşanma oranlarında artış olduğunun gözlenmesine neden oldu.
KKTC hükûmeti, Türkiye ile imzalanan mali protokoller aracılığıyla ekonomik destek arayışında oldu. Bu protokollerin etkinliği konusunda çeşitli görüşler ve eleştiriler bulunmaktadır.
2025 Kuzey Kıbrıs protestoları
Ortaokul öğrencisi İkra Şimşek'in başörtüsü taktığı gerekçesiyle okula alınmaması, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Bu olayın ardından KKTC hükûmeti, başörtüsüne ilişkin yasal bir boşluğu giderme gerekçesiyle, eğitim kurumlarında öğrencilerin başörtüsü takmasına izin veren bir düzenlemeyi 8 Nisan 2025'te Resmî Gazete'de yayımlayarak yürürlüğe koydu. Bu karar, bazı kesimler tarafından bireysel özgürlüklerin güvence altına alınması olarak değerlendirilse de, laiklik ilkesinin aşındırıldığı yönündeki kaygılar toplumsal muhalefeti tetikledi.
Protestoların başlangıcı, 4 Nisan 2025 tarihinde Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) ve Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) öncülüğünde yapılan basın toplantısıyla duyuruldu. Bu toplantıda, laik eğitimi ve toplumsal yapıyı hedef alan siyasi müdahalelere karşı sessiz kalınmayacağı vurgulandı ve 40'a yakın örgütün katılımıyla geniş çaplı bir eylem düzenleneceği açıklandı.
Protestolara KKTC'nin kurucu liderleri olan Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş'ın çocuklarının da katılması, laiklik savunusunun yalnızca sol görüşlü gruplara ait olmadığını, tarihsel kimlik ve bağımsızlık hassasiyeti taşıyan milliyetçi çevrelerde de karşılık bulduğunu ortaya koydu. Protestolar sırasında "Kıbrıs laiktir, laik kalacak" ve "İmam değil, öğretmen istiyoruz" sloganları ön plana çıktı. Tahmini olarak 13 bin kişinin katıldığı bu gösteriler, KKTC'de laiklik ilkesine bağlılıklarını ifade eden geniş bir kesimin tepkisini ortaya koydu.
Seçim sistemi
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde cumhurbaşkanlığı seçimi doğrudan, evrensel oy kullanma yöntemi ve gizli oyla yapılmaktadır. Ülkede 18 yaşın üzerindeki her vatandaşın seçme ve oy kullanma hakkı bulunmaktadır. Cumhurbaşkanlığı seçimi 5 yılda bir yapılmaktadır ve seçilme yaşı cumhurbaşkanlığı için 35 olarak belirlenmiştir. KKTC'de seçime katılan bir adayın cumhurbaşkanı seçilebilmesi için kullanılan geçerli oyların salt çoğunluğunu alması gerekmektedir. Adaylardan hiçbiri salt çoğunluğu sağlayamazsa, seçim 7 gün sonra en çok oy alan iki aday arasında yenilenir ve en çok oy alan aday yeni cumhurbaşkanı olarak seçilir.
Adaylık süreci
Ulusal Birlik Partisi
2 Haziran 2025 tarihinde, Demokrat Parti ve Yeniden Doğuş Partisi, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın ikinci dönem adaylığını desteklemek amacıyla "Sağduyu Mutabakatı" adı altında bir etkinlik düzenledi. Bu üç parti, bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimi için ortaklık içinde olacaklarını belirtti.
Açıklamada, Rum tarafının uzlaşmaz tutumu karşısında Kıbrıs Türklerinin kendi egemenliklerine sahip çıkmasının önemi vurgulandı ve Tatar'ın iki devletli çözüm politikasının halkın iradesini yansıttığı belirtildi. Cumhurbaşkanı Tatar ise yaptığı konuşmada KKTC'yi uluslararası alanda tanıtma konusundaki kararlılığını ve millî birlik anlayışının güçlendirilmesinin gerekliliğini dile getirdi.
Cumhuriyetçi Türk Partisi
Cumhuriyetçi Türk Partisi Meclisi, 6 Nisan 2025'te oy birliğiyle Genel Başkan Tufan Erhürman'ın cumhurbaşkanı adayı olmasını kararlaştırmıştır. Daha sonra bu karar, CTP'nin kurultayında da onaylanmıştır. Erhürman, sadece parti içi destek değil, bağımsız milletvekillerinden de destek almış ve adaylığını sosyal medya üzerinden açıklayarak halkın bütünlüğünü temsil edecek bir cumhurbaşkanlığı anlayışı vurgusu yapmıştır.
Toplumcu Demokrasi Partisi'nin potansiyel adaylarının en güçlüsü olan Mehmet Harmancı, partisinin seçimlerde aday çıkarmayarak CTP adayı Tufan Erhürman'ı desteklemesi gerektiği çağrısını yaptı.
16 Eylül 2025'de Toplumsal Adalet Mücadele Partisi (Tam Parti) Kurucu Başkanı, eski Demokrat Parti Başkanı ve eski bakan Serdar Denktaş da Tufan Erhürman'ı desteklediğini açıkladı.
Kıbrıs Sosyalist Partisi
Partinin Merkez Komitesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, seçimlere kendi adayıyla katılma kararı alındı. Aday belirleme sürecinde partinin Merkez Komite Üyesi Osman Zorba cumhurbaşkanı adayı olarak seçildi ve adaylık kamuoyuna duyuruldu.
Bağımsız adaylar
Mehmet Hasgüler ve Arif Salih Kırdağ seçimlere bağımsız aday olarak katılacaklarını ilan etti. Serdar Denktaş'ın da 18 Temmuz 2024 tarihinde yaptığı bir açıklamadan dolayı aday olacağı iddia edilse de adaylığını açıklamadı. İbrahim Yazıcı, Ahmet Boran ve Hüseyin Gürlek de adaylar açıklandığında listede yer aldı.
Adaylar
YSK tarafından ilan edilen kesin aday listesi şu şekildedir:
İbrahim Yazıcı - Bağımsız
Osman Zorba - Kıbrıs Sosyalist Partisi
Ersin Tatar - Bağımsız
Arif Salih Kırdağ - Bağımsız
Mehmet Hasgüler - Bağımsız
Tufan Erhürman - Cumhuriyetçi Türk Partisi
Ahmet Boran - Bağımsız
Hüseyin Gürlek - Bağımsız
Seçim kampanyaları
Ersin Tatar
Ersin Tatar, 2025 KKTC Cumhurbaşkanlığı seçiminde bağımsız aday olarak yarıştı. Kampanyası, "Sağduyu Mutabakatı" çerçevesinde şekillenmiş olup, Türkiye ile güçlü ilişkileri ve iki devletli çözüm modelini vurgulamaktaydı. Tatar, KKTC'nin uluslararası alanda tanınma mücadelesine odaklanarak, jeopolitik konumunu güçlendirmek için savunma sanayi yatırımlarını ve güvenlik odaklı politikaları öne çıkardı. Propaganda süreci 24 Eylül 2025'te başladı, bu süreçte seçim bildirgesini açıklayarak kampanyasını tanıttı. Seçim konuşmalarında, Türkiye'nin desteğiyle KKTC'nin varoluşunu güçlendirme hedefini sıkça dile getirdi. Ayrıca, Lefkoşa'daki Atatürk Anıtı'na çelenk sunarak kampanyasına sembolik bir başlangıç yaptı.
Tufan Erhürman
Tufan Erhürman, "Solda Birlik" formülüyle desteklenen bir kampanya yürüttü. Seçim çalışmalarına 24 Eylül 2025'te Lefkoşa'da düzenlenen "Benim Sesim, Benim Seçimim, Büyük Buluşma" etkinliğiyle başladı, burada tanıtım filmi ve propaganda müziği paylaşıldı. Erhürman, konuşmalarında Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesini masaya taşıyacağını ve KKTC kurumlarıyla halkın yeniden gurur duymasını sağlayacağını vurgulamaktaydı. Halkın mutsuzluğuna dikkat çekerek, toplumsal destekle geniş bir kitleyi bir araya getirmeyi hedefledi.
Diğer adaylar
İbrahim Yazıcı, Osman Zorba, Arif Salih Kırdağ, Mehmet Hasgüler, Ahmet Boran ve Hüseyin Gürlek; kampanyalarını çoğunlukla Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) belirlediği kurallar çerçevesinde el ilanı ve afiş gibi materyaller kullanarak sürdürdüler.
Seçim süreci
Seçim takviminin ilan edilmesi ve adayların belirlenmesi
8 Ağustos 2025 tarihinde, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından seçim takvimi ilan edildi ve seçim sürecinin 24 Ağustos 2025 tarihinde başlayacağı bildirildi. Bu süreçte siyasi partilerden adaylarını belirlemeleri ve 12 Eylül 2025 tarihinde bildirmelerini istedi. 22 Eylül tarihinde ilan edilen kesin aday listesinde İbrahim Yazıcı, Osman Zorba, Ersin Tatar, Arif Salih Kırdağ, Mehmet Hasgüler, Tufan Erhürman, Ahmet Boran ve Hüseyin Gürlek olmak üzere 8 aday bulunuyordu.
Ümit Özdağ'ın Ersin Tatar'a ziyareti
Zafer Partisi genel başkanı Ümit Özdağ, Şükrü Sina Gürel ve Azmi Karamahmutoğlu; KKTC'de cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ı ziyaret etti ve görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye–KKTC ilişkilerinin geleceği, Doğu Akdeniz'deki güç dengeleri, enerji güvenliği hatları ve bölgesel aktörlerin pozisyonları kapsamlı biçimde değerlendirildi.
Ümit Özdağ ise federasyon modelinin artık geçerliliğini yitirdiğini vurgulayarak, "Kıbrıs'ta tek gerçekçi yol, iki ayrı bağımsız devlettir. Güney Kıbrıs ile İsrail arasındaki yakınlaşma dikkatle izlenmelidir; KKTC'nin yeni bir Filistin'e dönüştürülmesine izin verilmemelidir." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, heyetin desteğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Kıbrıs Türk halkının egemenlik ve bağımsızlık mücadelesi, Türkiye'nin desteğiyle birlikte Doğu Akdeniz'deki istikrarın en güçlü teminatıdır." ifadelerini kullandı.
Sonuçlar
Anketler
Kaynakça
Kuzey Kıbrıs’ın 2025 cumhurbaşkanlığı seçiminin tarihi analizine baktığımızda, önceki seçim döngülerinin oluşturduğu temellerin günümüzde nasıl yankılandığını görmek mümkündür. 2005 ve 2010’da başlayan siyasi istikrar döneminde, seçmen ilgisi yükseldi; ancak 2013’teki tek bir mali kriz ve 2018’te yaşanan sınir içine alan haklar tartışması seçmen motivasyonunu tersine çevirdi. 2025’teki gözetleme sistemleri, saflık oranları ve katılım yüzdesi, 2013–2018 dönemiyle kıyaslandığında daha dengeli bir görünüm sundu. Bu yapı, yerel siyasi partilerin geleneksel blok asgari bölünüşünü zayıflatırken, daha kendine özgü, mikro-çapılmış platformların doğuşuna vücut buldu. Siyasi sürükleyiciler, 2025’te Ümit Öz, Beskin Atcı, Hafiz Çapı ve Ayhan Alper gibi isimler üzerinden akılda kalan figürler olarak öne çıktı. Bu liderlerin gördükleri ulusal siyasi akımların yanı sıra, uluslararası arenadan gelen yalnız Şeytan Türkiye’nin eylemleriyle tahmin edilen DCRYPT’ler, ülkecik düşeyin yönünü belirledi. Köprü üzerine kurulmuş adaylar, iki taraf arasında ilişkiyi yeniden çerçevelediklerinde “uluslararası paydaşlara açılan kuşatmanın” desteklendiğini savundu. Göreceli olarak düşük bir adayoylan, 2025’teki yankıları ve tanıları görmek tedavi yapla bulduğu bakiyeleri hayal dalgasında ön plana çıktı. Sonuç olarak, 2025 cumhurbaşkanlığı seçiminin önemini fırsat, dostluk, kültürel vurgulama ve reform tetikleyicilerin bir şekilde ele șiye temin eder. Çeşitli önemli medya olurken, birin, resmi dieyi politikası ve yerel tarımsal sou8 Künye, bunları tartışıyor. Bu gezegen, gelecekte bölgeyi bing botunun bir kısmında yolle simmer betford bir dğede-kıp di şu yeni deyinci artırıcıyıkırk akın i il. Bu duruma mülemil, bu konunun hemen Zestiz yapımlarıyla gösta ise 2025 büyük veöl ecelik onları ölemek tmye.
Yanıtlar (0)
Cevap Yaz