Yoksulluk artıyor, nafaka yasak
Ada Sude ATAK
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), "süresiz nafaka" başlığında tartışmaya açılan yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemeyi iptal etmesinin ardından gözler, Ekim ayında Meclis gündemine gelmesi beklenen 13. Yargı Paketi’ne çevrildi.
Paket maddelerinin yasalaşması halinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi beklenirken, teklifin ilk sırasında yoksulluk nafakasına yönelik kısıtlamalar yer aldı. Sürecin boşanma davalarından nafaka sürelerine kadar geniş bir alanı etkileyeceğini belirten kadın örgütleri, düzenlemeyi temel haklara bir saldırı olarak nitelendirdi ve iktidara seslendi: "Yasalara dokunma, uygula!"
‘DAVA YOLU AÇIK OLMALI’
Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), Gönüllüsü Avukat Merve Çiftçi Davran, düzenlemeyle kadınların ve çocukların en temel haklarına saldırıldığını ifade etti. Davran şöyle konuştu: “Nafaka temelinde; kadınların 18 yaşına kadar ailesinin ekonomik hükümdarlığında,18 yaşından sonrasında da evlendiği erkeğin ekonomik boyunduruğu altında olmasıyla ilgili. Bu yüzden biz nafakanın bu kadar önemli bir hak olduğunu öne sürdük. Çünkü kadına çalışma yaşamında, toplumsal hayatta, eğitim hayatında eşit koşullar sağlansaydı zaten kadının nafakaya hiçbir şekilde ihtiyacı olmayacaktı. Biz ilk zamanlarda 'Kim bu nafaka mağdurları?' diyerek bir kampanya başlatmıştık. 'Bir ay evli kaldık, şu kadar nafaka ödüyoruz' diyen kişilere karşı 'Kim bunlar, biz ödeyelim' şeklinde bir kampanya yürütmüştük. Ve sonrasında o dönem nafakaya yönelik saldırıları bertaraf etmiştik. Ama şu anda ne yazık ki iktidarın yine kadınlar üzerindeki tahakkümü, bazı erkek vekillerin yürütmüş olduğu oy kampanyaları nedeniyle, nafaka mağduru olarak belirtilen, aslında azınlık olan ama çoğunluk gibi gösterilen kesimlerin yönlendirmesiyle biz şu anda bu şekilde bir düzenleme olduğunu görüyoruz."
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) 4 Haziran 2026 tarihinde verdiği iptal kararının Resmî Gazete'de yayımlanmadığını ifade eden Davran, şöyle devam etti: "Ancak biz zaten AYM’nin bu kararı vermeden önce de bazı yerel mahkemelerin, mesela Antalya 1. Aile, Samsun 1. Aile mahkemelerinin süreli nafaka şeklinde kararlar verdiğini görüyorduk. Hatta o dönem de bu kararları eleştirmiştik. Aslında bunlar AYM’nin aldığı kararın ayak sesleriydi. İşin özüne bakarsak kadınların ne kadar mağdur olacağı kimsenin umurunda değildi. Bu kararlara karşı dava yolu sonuna kadar açık olmalı.”
İktidarın ihlalleri gözetmeden düzenlemeler yaptığını ifade eden Davran, "Kadınla erkek eşit olduğu takdirde zaten kadınların nafakaya hiç ihtiyaç duymayacağı bir düzene adım atılması gerekir. Ama bunları konuşabilmemiz için mevcut iktidar koşulları yok. Bu iktidardan kadın-erkek eşitliğini beklemek çok doğru değil. O yüzden bu iktidardan bizim beklediğimiz şey aslında 'Yasalara dokunma, uygula.' Biz hep bu iktidarla uzlaşı olmaz, bu iktidardan herhangi bir yasanın düzeltilmesi beklenemez diyoruz. Şu anda önümüzde yeni bir mücadele alanı var ve bizim mücadele alanlarımız hiç bitmiyor, devamlı genişliyor” dedi.
***
MUHTAÇ EDİYORLAR
AKP’nin taslağına göre, nafaka uygulamasında evlilik süresinin esas alınması planlanıyor. Buna göre 3 yıl evli kalanlara 5 yıl; 5 yıl evli kalanlara 7 yıl; 10 yıl evli kalanlara ise 12 yıl süreyle nafaka ödenmesi öngörülüyor. Bu sürenin sonunda ise nafaka yükümlülüğünün sona erdirilmesi gündemde. Nafakanın sona ermesiyle maddi zorluk yaşayabilecek kadınlar için ise sosyal yardım mekanizmalarının devreye alınması düşünülüyor.
Yanıtlar (0)
Cevap Yaz