Yaşlı kadınlar istatistiklerde bile yok: Görünmez oluyorlar

Her yaştan kadın şiddetin birçok farklı biçimine maruz bırakılıyor. Fakat yaşlı kadınların yaşadıkları şiddet daha az görünür oluyor, daha az konuşuluyor. 

Yaş ilerledikçe ekonomik bağımlılık, sağlık sorunları, hareket kısıtlılığı ve bakım ihtiyacı şiddet uygulayan kişiden uzaklaşmayı güçleştirebiliyor. Üstelik şiddetin faili kimi zaman kadının temel ihtiyaçlarını karşılayan, ilacını veren, hastaneye götüren ya da günlük bakımını üstlenen kişi olabiliyor. Yaşlı kadınlar böylece bir yandan kadın olmaktan kaynaklanan eşitsizlikleri, diğer yandan yaşlılığa yönelik ayrımcılığı aynı anda yaşıyor. 

Şiddet bununla da sınırlı değil. Miras ve mülkiyet haklarının engellenmesi, emekli maaşına el konulması, mal varlığının zorla devrettirilmesi, temel bakımın verilmemesi, yalnızlaştırma, psikolojik baskı ve kontrol de yaşlı kadınların karşı karşıya kaldığı şiddet biçimleri arasında. Özellikle dul, engelli, yoksul, göçmen ve mülteci kadınlar açısından bu eşitsizlikler daha da ağırlaşabiliyor. 

Buna karşın yaşlı kadınların yaşadığı şiddetin gerçek boyutunu ortaya koymak hâlâ oldukça güç. Kadınlara yönelik şiddeti ölçen araştırmaların önemli bir bölümü yıllarca 15-49 yaş grubuna odaklandı. Böylece 60, 70 ya da 80 yaşındaki kadınların yaşadığı şiddet yalnızca kamusal tartışmalarda değil, istatistiklerde de görünmez kaldı. 

Birleşmiş Milletler (BM) Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddet Özel Raportörü Reem Alsalem’in hazırladığı “Yaşlı Kadınlara Yönelik Şiddet” başlıklı yeni rapor da tam olarak bu görünmezliğe dikkat çekti. Yaşlı kadınların maruz kaldığı şiddeti yalnızca “yaşlı istismarı” olarak değil, yaşçılık ile cinsiyetçiliğin kesişiminde ortaya çıkan kadınlara yönelik şiddetin bir biçimi olarak ele alan rapor, yaşlı kadınların maruz kaldığı şiddetin büyük ölçüde görünmez kaldığına dikkat çekti. 

ŞİDDET YAŞLA BİTMİYOR

Mevcut küresel veriler de sorunun boyutuna işaret ediyor. Kadınlara yönelik şiddet araştırmalarında uzun yıllar ağırlıklı olarak 15-49 yaş grubuna odaklanılması nedeniyle yaşlı kadınlara ilişkin ciddi bir veri açığı bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kadınların 60 yaşından sonra da eşleri tarafından fiziksel ve cinsel şiddete maruz bırakılmaya devam ettiğini belirtiyor. Küresel tahminlere göre 60 yaş ve üzerindeki daha önce bir ilişki yaşamış kadınların yüzde 23’ü hayatlarının bir döneminde partnerlerinin fiziksel ve cinsel şiddetine maruz bırakılıyor. 

Sorun yalnızca fiziksel şiddetten ibaret değil. Yaş ilerledikçe ekonomik istismar, psikolojik şiddet, kontrol, bakımın kasıtlı olarak verilmemesi ve ihmal gibi şiddet biçimleri daha belirgin hale gelebiliyor. BM raporu da yaşlı kadınlara yönelik şiddetin eş veya eskiden evli olduğu erkeklerin yanı sıra çocuklar ve diğer aile üyeleri, bakım verenler ve kurumlarda çalışan kişiler tarafından gerçekleştirilebildiğine dikkat çekiyor. 

VERİLERDE YOKLAR

Şiddetin gerçek boyutunun ortaya konmasının önündeki en büyük sorunlardan biri ise yaşlı kadınların araştırmalarda görünmez olması. 

Kadınlara yönelik şiddet konusunda veri bulunan 161 ülke ve bölgenin yalnızca 104’ünde 50 yaş ve üzerindeki kadınlara yönelik partner şiddeti ölçüldü. Bunların yalnızca 74’ü verileri yaş gruplarına göre ayrıştırarak yayımladı. Daha çarpıcı olan ise küresel partner şiddeti tahminlerinde kullanılabilecek verilerin yalnızca yüzde 11,5’inin 50 yaş ve üzerindeki kadınlara ilişkin olması. Bu nedenle rapor, yaşlı kadınlara yönelik şiddetin mevcut istatistiklerde olduğundan daha düşük göründüğü uyarısında bulunuyor. 

YOKSULLUK RİSKİ ARTIRIYOR

Kadınların yaşam boyunca maruz kaldığı ekonomik eşitsizlikler de ileri yaşlarda şiddetten uzaklaşmayı zorlaştırıyor. Daha düşük ücretlerle çalışma, ücretsiz bakım emeği, çalışma yaşamından uzun süre uzak kalma ve sosyal güvenceye erişimdeki eşitsizlikler kadınların yaşlılık dönemindeki ekonomik bağımsızlığını sınırlandırıyor. Özellikle emekli aylığına veya bağımsız bir gelire sahip olmayan kadınların şiddet uygulayan eşlerine ya da aile üyelerine ekonomik olarak bağımlı kalması, şiddetten uzaklaşmalarını güçleştiriyor. 

Ekonomik şiddet kimi zaman kadınların parasının kontrol edilmesi, emekli aylığına el konulması, mal varlığının zorla devrettirilmesi, miras ve mülkiyet haklarının engellenmesi biçiminde ortaya çıkıyor. Evlenip boşanmış kadınlar ise bazı ülkelerde mirastan ve mülkiyetten mahrum bırakılma açısından özel bir risk grubunu oluşturuyor. 

Sorunun bir başka boyutunu ise kadınlara yönelik şiddetle mücadele mekanizmalarının yaşlı kadınların ihtiyaçlarını yeterince hesaba katmaması oluşturuyor. Sığınakların ve destek merkezlerinin fiziksel erişilebilirliği, hareket kısıtlılığı bulunan kadınlar için sorun yaratabiliyor. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının yaşlı kadınlara yönelik şiddeti tanıma konusunda yeterince eğitimli olmaması da vakaların fark edilmesini engelliyor. 

BM’nin değerlendirmesine göre şiddetle mücadele politikalarının yaş sınırı olmaksızın bütün kadınları kapsaması; sığınakların, sağlık hizmetlerinin, hukuki desteğin ve sosyal hizmetlerin yaşlı kadınların ihtiyaçlarına göre erişilebilir hale getirilmesi gerekiyor. 

***

*** 

ŞİDDET SADECE FİZİKSEL DEĞİL

Yaşlı kadınlara yönelik şiddet farklı biçimlerde ortaya çıkabiliyor: 

•Fiziksel şiddet 

•Cinsel şiddet 

•Psikolojik ve duygusal şiddet 

•Ekonomik şiddet 

•Emekli aylığına veya parasına el koyma 

•Mal varlığını zorla devrettirme 

•Miras ve mülkiyet haklarından mahrum bırakma 

•İhmal ve bakımın kasıtlı olarak verilmemesi 

•Zorlayıcı ve kontrol edici davranışlar 

•Aile üyeleri ve bakım verenlerin şiddeti 

•Bakım kurumlarında şiddet ve kötü muamele