Siyasi zırhı kaldırın

HABER MERKEZİ 

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı aracılığıyla şüpheli dosyaların yeniden mercek altına alınacağını açıklaması, gözleri bir kez daha kamuoyunda geniş yankı uyandıran kritik davalara çevirdi. 

Giresun’da 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın şüpheli ölümünün ardından babası Şaban Vatan’ın başlattığı adalet mücadelesi ve iktidar kanadına yönelik açıklamaları, Nadira Kadirova, Yeldana Kaharman ve Duygu Delen gibi dosyaları yeniden akıllara getirdi. 

Siyasilerin veya nüfuzlu isimlerin anıldığı adli süreçlerdeki "cezasızlık" iddiaları, ailelerin ve kadın örgütlerinin yıllardır süren adalet çağrılarıyla gündemde. Ancak tüm bu çağrılara rağmen rafa kaldırılan, kapatılan ya da yanıtsız bırakılan soruşturmalar, kamuoyundaki soru işaretlerini büyütmeye devam ediyor.  

*** 

NADİRA KADİROVA VAKASI (EYLÜL 2019 - ANKARA)

Özbekistanlı 23 yaşındaki ev işçisi Nadira Kadirova, AKP İstanbul Milletvekili Şirin Ünal'ın hasta eşine bakıcılık yapıyordu. Kadirova, 23 Eylül 2019'da Ünal'ın Ankara'daki evinde ölü bulundu. Ünal'ın silahıyla intihar ettiği iddia edilen Kadirova'nın otopsi işlemlerini Ünal'ın şoförü takip etti ve Adli Tıp'ta işlemler bir günde tamamlandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Kadirova’nın ölümüne "intihar" dedi. Kriminal raporda ise Kadirova’nın elinde atış artıklarına rastlanmadığına işaret edildi. Olaya ilişkin Ankara Cumhuriyet Savcılığı 2 Mart 2020 tarihinde takipsizlik kararı verdi, Kadirova ailesi itiraz etse de aynı yıl 7 Mayıs’ta dosya kapatıldı. 

YELDANA KAHARMAN VAKASI (MART 2019 - ELAZIĞ)

Elazığ'da Kanal 23 Televizyonu'nda program sunuculuğu yapan Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi 2'nci sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Yeldana Kaharman, 28 Mart 2019'da evinde öldü. Kaharman'ın eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar'ın oğlu AKP Elazığ Milletvekili Tolga Ağar ile röportaj yapmak için evine gittikten bir gün sonra ölü bulundu. Kaharman’ın, "cinsel saldırıya uğradığı" ve "intihar ettiği" iddiaları basına yansısa da soru işaretleri giderilmeden dosya resmi olarak kapatıldı. 

RABİA NAZ VATAN VAKASI (NİSAN 2018 - GİRESUN)

Rabia Naz Vatan, Giresun'un Eynesil ilçesindeki evinin önünde 12 Nisan 2018'de yaralı bulundu ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Baba Şaban Vatan, kızına AKP'li belediye başkanının yeğeninin lüks bir araçla çarptığını, ardından AKP'li vekil Nurettin Canikli'nin devreye girerek delilleri kararttığını ve olayı "intihar/yüksekten düşme" gibi gösterdiğini iddia etti. Dosyaya takipsizlik kararı verildi. Karardan yıllar sonra, Nisan 2026'da Adalet Bakanı Akın Gürlek açıklama yaparak dosyanın incelendiğini ifade etti. Baba Vatan elinde yeni deliller olduğunu ifade ederek Bakan Gürlek ile görüşme talebinde bulunduklarını ancak kendilerine randevu dahi verilmediğini söyledi. 

*** 

YAKINLIKLARI BİLİNİYOR

17 yaşındaki Duygu Delen, Antep'te 13 Ağustos 2020 tarihinde yaşamını yitirdi. Delen erkek arkadaşı Mehmet Kaplan’ın evinin balkonundan ‘düşerek’ hayatını kaybetti. AKP’ye yakınlığı ile bilinen Atlantik Halı’nın sahibi Bileç Kaplan’ın oğlu olan sanık Mehmet Kaplan "ağırlaştırılmış müebbet" ve "32 yıl hapis" istemiyle yargılandığı davanın 16 Haziran 2021 tarihindeki duruşmasında ev hapsi şartıyla tahliye edildi. Mehmet Kaplan ev hapsiyle tahliye edildikten sonra yükselen tepkiler üzerine bir hafta sonra yeniden tutuklandı. Mahkeme Mart 2022'de sonuçlandı. Sanık tahliye edildi.   

Aleyna Çakır ise Ankara Keçiören'deki evinde 2020 yılında ölü bulundu. Çakır'ın erkek arkadaşı olduğu belirtilen Ümitcan Uygun'un daha önce Çakır’a şiddet uyguladığı anlara ait videolar ise Çakır'ın ölümünden kısa süre sonra sosyal medyada yayıldı. Çakır'ın, daha önce Uygun'dan şikâyetçi olarak koruma talep ettiği ancak şikâyetlerinden vazgeçtiği ortaya çıktı. Çakır’ın ölümüyle ilgili soruşturma kapsamında Uygun gözaltına alındı ancak serbest bırakıldı. Şu an başka dosyadan tutuklu bulunan Uygun yıllar içinde Çakır davası kapsamında hiç tutuklanmadı. Çakır dosyasında infaz süresi dolan Uygun’un İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile de bağlantısı olduğu ileri sürülmüştü. Uygun'un kurtulabilmesi için ATK raporu hazırlandığı ve bunun Uygun'un babası Durak Uygun’un, Soylu'nun yakın arkadaşı olması sayesinde yapıldığı iddia edilmişti. 

*** 

KADINLARIN TALEPLERİ AÇIK

Katledilen kadınlar ya da şüpheli olarak yaşamını yitiren kadın ve çocuklarla ilgili kadın örgütleri ise sık sık sokaklara çıkarak eylem yapıyor.

Kadınların talepleri şöyle: 

• Şüpheli ölümler "intihar" ya da "kaza" denilerek hızla kapatılmasın; tüm deliller titizlikle incelensin ve arka planındaki şiddet bağı açığa çıkarılsın. 

• Siyasi nüfuz, milletvekili yakınlığı veya ekonomik güç sahibi ailelerin yargısal süreçleri etkilemesinin önüne geçilsin, failler hak ettikleri cezaları alsın. 

• Olay yeri incelemeleri, otopsi süreçleri ve Adli Tıp Kurumu (ATK) raporları dış müdahalelerden uzak, bağımsız ve şeffaf bir şekilde yürütülsün. 

• Kamuoyunda soru işaretleri yaratan ve yeterli araştırma yapılmadan rafa kaldırılan dosyalar yeniden açılsın ve adil yargılama sağlansın. 

• Mağdur ailelerin adalet arayışlarına kulak verilsin, bakanlık randevuları gibi talepleri karşılansın ve aileler adli süreçlerde yalnız bırakılmasın. 

• Şiddet gördüğü için şikâyetçi olan ve koruma talep eden kadınlar etkin bir şekilde korunsun.