Okullar TÜGVA’ya bırakıldı

İsmail Arı - Gazeteci

İktidarın makbul, dindar veya kindar gençlik yapılanmasının en önemli kurumlarından olan Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) birçok devlet imkanından yararlanıyor. Bir yandan vergiden muaf tutulurken bir yandan da AKP’li belediyelerden ne isterlerse alıyorlar. Yeri geliyor AKP’li belediyeler bina tahsis ediyor, yeri geliyor TÜGVA’nın harcamalarını üstleniyor.  

"Sizin ‘tarikat, cemaat’ dediğiniz, bizim ‘STK’ dediğimiz yapılarla protokol yapmaya devam edeceğiz" sözleriyle deyim yerindeyse itirafta bulunan, tartışma yaratacak açıklamalarına her geçen gün yenisini ekleyen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in ise kamuya ait okulları TÜGVA’ya tahsis etmeye devam ediyor. 

Milli Eğitim Bakanlığı, TÜGVA’ya 2024 yılında sadece Antep’in iki ilçesinde 315 okulun tahsis etmişti.  

TÜGVA Gaziantep İl Temsilciliği 12 Haziran 2024 tarihinde Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvurarak, okulların yaz okulları düzenlenmesi için tahsis edilmesini istedi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ise “TÜGVA ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan, sosyal, kültürel, sportif faaliyetler ile bilim ve sanat faaliyetlerinin yapılmasına ilişkin ‘Eğitimde İş Birliği Protokolü’ çerçevesinde, TÜGVA Yaz Okulu Projesi kapsamında; Kuran-ı Kerim, siyer-i nebi, ibadet, kitap okuma, sportif ve sosyal etkinlikler düzenlenmesi müdürlüğümüzce uygun görülmektedir” diye yanıt verdi.  

Böylece Şehitkamil ve Şahinbey ilçelerinde bulunan toplam 315 ilkokul, ortaokul ve lise TÜGVA’nın kullanımına bırakıldı. TÜGVA tarafından belirlenen “eğitmen” adı altındaki 178 hafız ile imam hatip mezunun görevlendirmesinin de Halk Eğitim Merkezi üzerinden yapılacağı ifade edildi. Bu uygulama kısa sürede ülke geneline yayıldı. 

Bilindiği kadarıyla okulların veliler ile iletişim kurduğu WhatsApp gruplarına TÜGVA’nın yaz okulu etkinliklerinin duyurusu yapılıyor. Özellikle yoksul bölgelerde devlet okullarında düzenlenen TÜGVA kurslarında çok sayıda çocuğun bulunduğu görülüyor. Okulların elektrik ve su harcamasının da yine MEB tarafından karşılandığı belirtiliyor.  

Özetle TÜGVA’nın yaz okulları seçeneksiz bırakılan yoksul aile çocuklarıyla dolup taşıyor. Devletin stadyumundan okuluna, belediyelerin otobüsünden binasına ve kamp alanına kadar her türlü imkanı kullanan TÜGVA’nın yerinde mesela Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) olsaydı, devletin okulu, otobüsü yine de tahsis edilir miydi? ÇYDD ile protokol imzalanır mıydı? Bazen soru cevaptır.  

Ancak solun bir geleneği haline gelen çağdaş ve aydınlanmacı dayanışma dersleri TÜGVA’nın karşısında bir seçenek olarak önümüzde duruyor. Bu yüzden dayanışma derslerini memleketin yoksul semtlerinde yaygınlaştırmak, bu memleketin çocukları için oldukça hayati bir mesele olarak karşımızda duruyor.