Lula sahada
Umut Can FIRTINA
Brezilya’da Devlet Başkanı Luiz Inacio “Lula” da Silva, dördüncü ve son başkanlık dönemi için seçim kampanyasını başlattı. Seçimi ulusal bağımsızlık ile yabancı çıkarlara boyun eğme arasında bir tercih olarak sunarken anketlere göre sağcı rakibi Flavio Bolsonaro’nun birkaç puan önünde gözüküyor.
Dünyanın en büyük dördüncü demokrasisinde 160 milyona yakın seçmen, derin bir kutuplaşmanın ve Latin Amerika’yı “arka bahçesi” haline getirmek için sağcı adayları açıkça desteklemekten çekinmeyen ABD Başkanı Donald Trump’ın gölgesinde, 4 Ekim’de sandığa gidecek.
HER ŞEYİN BAŞLADIĞI YER
Lula, kampanyasına siyasi kariyerinin başladığı yer olan São Bernardo do Campo’daki Vila Euclides Stadı’nda start verdi. Sendika lideri olarak 1979 yılında buradaki grevdeki yaklaşık 60 bin metal işçisine seslenen Lula, 2003-2010 yıllarında iki dönem başkanlık yapmıştı.
İşçi Partisi’nin (PT) ilk başkanı olan Lula’nın, hakkındaki yolsuzluk suçlamaları nedeniyle 2018’de sağcı Jair Bolsonaro’nun kazandığı seçimlerde adaylığı engellenmişti. Yolsuzluk suçlamalarıyla 18 aydan fazla hapis yattıktan sonra 2019’da tahliye edilen Lula, 2021’de hakkındaki davaların düşürülmesinin ardından 2022’deki seçimi Jair Bolsonaro karşısında yüzde 2’den az farkla kazanmıştı.
2000’lerin başında Latin Amerika’daki “pembe dalganın” en sembol isimlerinden olan Lula, ilk iki döneminde uyguladığı sosyal yardımlar sayesinde yaklaşık 30 milyon Brezilyalının fakirlikten kurtulmasını sağlayarak halkın sevgisini kazanmıştı.
EGEMENLİK YA DA SÖMÜRÜ
Lula, üçüncü döneminde de sosyal programları genişletmesi, vergi sisteminde büyük bir reform yapması ve Amazon’daki ormansızlaşmayı azaltmasıyla takdir topladı.
Ancak ekim ayındaki seçimler için Lula’nın kampanyası, ABD’nin gümrük vergileri ve rakibi Bolsonaro’nun yakın müttefiki Trump’ın baskılarına karşı Brezilya’nın egemenliği üzerine kuruldu.
Sağcı liderlerin Trump’ın açık sandık müdahaleleri ve desteğiyle birbiri ardına iktidara geldiği ülkelerdeki örüntüye benzer şekilde Brezilya’da çete şiddetine karşı güvenlik talebi öne çıkıyor.

LULA TRUMP'A KARŞI
Bu taleplere karşılık olarak savunma harcamalarını artırma ve organize suçla mücadeleyi öncelik haline getirme sözü veren Lula, adaylığının açıklandığı gün “Ben yaşadığım sürece bu ülkeyi aşırı sağ yeniden yönetemeyecek” demişti. Lula, “Brezilya’nın iç işlerine, özellikle seçimle ilgili konulara karışma. Bunu yaparsan kaybedersin” sözleriyle Trump’a meydan okumuştu.
Anketler, olası bir ikinci turda Lula’nın oylarının yüzde 43’ünü, Bolsonaro’nun ise yüzde 40’ını alacağını gösteriyor. Her iki adayın da yüzde 50 alarak ilk turda seçilemeyeceği öngörülürken ikinci tur, Bolsonaro’nun zemin kazandığı bir kesim olan bağımsız seçmen için bir savaş olacak. AFP’ye konuşan Getulio Vargas Vakfı’ndan Prof. Jairo Nicolau, 158 milyon kayıtlı seçmenin yüzde 53’ünü oluşturan ve 2022’de Lula’nın zaferinde büyük rol oynayan kadınların “kazanılması gereken kilit grup” olduğunu belirtiyor.
KADINLAR KRİTİK ÖNEMDE
Lula’ya karşı darbe girişiminde bulunması nedeniyle hapis cezası alan babasının “daha uzlaşmacı” bir versiyonu profili çizmeye çalışan Bolsonaro, büyük ölçüde babasının siyasi mirasına güveniyor. Jair Bolsonaro’nun darbe girişiminde bulunduğu iddialarını reddeden Flavio, seçilmesi halinde babasını affedeceğini söylüyor. Brezilya’yı “kurtarmayı” vaat eden Bolsonaro, Trump ideolojisine yakın şekilde suçla mücadelede daha sert önlemler, şiddet suçlarında sorumluluk yaşının 14’e düşürülmesi ve “radikal çevreci ve woke gündemlere karşı mücadele” gibi başlıkları öne çıkarıyor.
BREZİLYA BÜYÜYOR
Brezilya Coğrafya ve İstatistik Enstitüsü’ne (IBGE) göre yoksulluk, kayıtların tutulmaya başlandığı 2012’den bu yana en düşük seviyede. IMF, ABD ile İran arasındaki çatışmanın piyasalar, ticaret ve enerji üzerindeki etkileri de dâhil olmak üzere küresel ekonomide yavaşlama öngörürken, Brezilya’nın 2026 yılı ekonomik büyüme tahminini yüzde 1,9’dan 2,4’e yükseltti.
Yanıtlar (0)
Cevap Yaz