İşe giderken katledilen Özlem Arslan davasında ilk celsede karar: Katil Nihat Arslan'a ağırlaştırılmış müebbet

Muğla'nın Milas ilçesinde 2 Şubat'ta meydana gelen olayda, boşanma aşamasındaki Nihat Arslan (39) tarafından katledilen 39 yaşındaki Özlem Arslan davasında yargılama tamamlandı. Milas Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada sanık Nihat Arslan, “kadına ve eşe karşı nitelikli kasten öldürme” suçundan indirim uygulanmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

İLK DURUŞMADA KARAR ÇIKTI

Bodrum’da bir markette çalışan Özlem Arslan, 2 Şubat sabahı işe gitmek üzere evinden çıktığı sırada boşanma aşamasında olduğu Nihat Arslan’ın bıçaklı saldırısına uğrayarak yaşamını yitirdi. Olayın ardından kaçan Nihat Arslan, Bodrum’un Mumcular Mahallesi’nde saklandığı evde yakalandı ve 3 Şubat’ta çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

"İŞİNİ BİTİRDİĞİNİ" SÖYLEMİŞ

Hazırlanan iddianamede, sanık Nihat Arslan'ın olay yerinden ayrıldıktan sonra üzerindeki elbiseleri ve suç aleti bıçağı ormanlık alanda gizlediği belirtildi. Arslan'ın daha sonra diğer şüpheli M.Ç.'yi telefonla arayarak kendisini almasını istediği, M.Ç.'ye "işini bitirdiğini" söyledikten sonra Bodrum'daki ikametgahına döndüğü kaydedildi.

DİĞER SANIK BERAAT ETTİ

İddianamede sanık Nihat Arslan hakkında ‘nitelikli kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, sanığın kaçmasına yardım ettiği belirtilen M.Ç. (64) hakkında ise ‘nitelikli kasten öldürmeye yardım etme’ suçundan 20 yıla kadar hapis cezası istendi.

Duruşmada taraf avukatları ve ailelerin dinlenmesinin ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Nihat Arslan’a ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verirken M.Ç.’nin beraatine karar verdi.

"TASARLAYARAK İŞLEDİ, İSTİNAFA TAŞIYACAĞIZ"

Kararın ardından açıklama yapan aile avukatı Perihan Ceviz Turasay, verilen cezanın caydırıcılık açısından önemli olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Bugün Milas Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde bir karar verildi. İlk celsede hüküm verildi. Sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla indirimsiz şekilde cezalandırıldı. Bu karar açıkçası kadın cinayetlerinde caydırıcılık politikası açısından önemli bir karardır. Bizler sanığın eylemlerini tasarlayarak işlediği kanaatindeyiz. Çünkü kendisi olay yerine bir saat kadar öncesinde geliyor, olay yerinde tabiri caizse pusuya yatıyor, yedek kıyafet getiriyor, değiştiriyor, başka bir yere saklıyor ve sonrasında hiçbir şey olmamış gibi özel hayatındaki kişilerle görüşmeye devam ediyor ve bunlar tanık beyanlarıyla sabit. Dolayısıyla bu dosya kapsamında tasarlamanın oluşmadığını söylemek bizlerce mümkün değil. Ancak mahkeme bu aşamada kadına karşı ve eşe karşı kasten öldürme suçundan ceza verdi. Kararı bu yönüyle istinafa taşıyacağız ancak sonuç ceza miktarı yönünden caydırıcı bir karar olduğunu söyleyebiliriz.”

"HAYATTAYKEN KORUNAMADI"

Duruşma sonrası konuşan Özlem Arslan’ın kardeşleri de kararın ardından adalet vurgusu yaparak karakoldaki koruma kararı ihmallerine dikkat çekti.

Kız kardeşi Eda Gürel, “Ablam hayattayken hiçbir şekilde korunamadı. Bundan sonra lütfen bütün kadınlar korunsun, adalet yerini buldu” derken; Ebru Dündar ise emniyette yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı:

“Biz çok mücadele ettik. Çok karakollarda gezdik. Karakolda 'İlla ölmemiz mi gerekiyor?' dediğimde, fiziki müdahale olmadığı sürece herhangi bir koruma kararı olmayacağını, bir şey yapamayacaklarını söylediler. Biz bu konuda çok mağdur edildik. Lütfen artık her kadının bir yardım çığlığına cevap verilsin. Yardım eli uzatılsın. Bu biz de siz de bir başkası da olabilir; kızınız, anneniz, hepimiz de olabiliriz. Lütfen artık bizim sesimizi duyun. Artık başka kadınlar ölmesin. Biz istediğimiz sonucu aldık, umarım bütün kadın cinayeti davalarında da sanıklar aynı cezayı alır.”