İklim krizi çalışma koşullarını kötüleştiriyor

Sarah LAZARE

İtalya'nın başkenti Roma'da, aşırı sıcakların çalışanlar üzerindeki etkisine dikkat çeken Greenpeace, Kolezyum önünde bir tarım işçisini, bir inşaat işçisini ve bir teslimat kuryesini temsil eden üç buz heykeli güneş altında erimeye bıraktı.

Minnesota'da UPS kargo şoförü olarak çalışan Jacob, mesaiye başladığında gökyüzünü yoğun bir duman ve pus tabakasının kapladığını fark etti. Günlerdir süren orman yangınları, eyaletin büyük bölümünü geniz bakan, zehirli bir dumana boğmuştu. Eyalet Çevre Koruma Kurumu halka açık havaya çıkmama çağrısı yapıyordu. Ama Jacob'ın önünde kapı kapı paket dağıtacağı yaklaşık 10 saatlik ağır bir mesai vardı.

Kargo şirketi maske veya başka bir koruyucu ekipman sağlamamıştı ve Jacob saatlerce bu zehirli havayı solumak zorunda kaldı. Durumu anlatırken, "Açık alanda araç kullanıp dağıtım yapmanın en zor yanı araçlarımızda klimanın olmaması," diyor ve ekliyor: "O gün hava hem çok sıcak hem de aşırı nemliydi. Biraz nefes alabilmek için kapıları açık bıraktık. Zehirli havaya doğrudan maruz kaldık."

Vardiyasının henüz üçüncü saatinde göğsünde bir sıkışma hissetti. "Başım dönmeye başlayana kadar pek önemsememiştim," diyen Jacob, araç sürmenin artık tehlikeli olduğunu anlayınca acil servise başvurdu. Saatler süren gözlem ve tahlillerin ardından taburcu edildi ancak yaşadığı tedirginliği üzerinden atamadı.

ISINAN GEZEGEN AĞIRLAŞAN KOŞULLARI

İklim krizi derinleştikçe artan yangınlar ve aşırı hava olayları, Jacob gibi emekçiler için çalışma ortamını her geçen gün daha acımasız bir hale getiriyor. İşçiler artık yalnızca insanca ücret ve sağlık sigortası için değil; tehlikeli sıcaklardan, dumandan ve fırtınalardan korunmak için de mücadele etmek zorunda. Gezegenin ısınması, işçilerin örgütlenme zeminini yeniden tanımlıyor.

Jacob'ın üye olduğu Teamsters Sendikası durumu şöyle özetliyor: "Zaten ağır olan çalışma koşullarına ve sıcağa şimdi de sağlığı doğrudan tehdit eden tehlikeli bir hava kirliliği eklendi."

FABRİKALARIN İÇİNDE YÜKSELEN SICAKLIK

Aşırı sıcaklar sadece açık havada çalışanları değil, kapalı alanlardaki fabrika işçilerini de doğrudan etkiliyor. Illinois'deki bir şekerleme tesisinde çalışanlar, yetersiz soğutma sistemleri yüzünden yaz aylarında fabrikanın içinin dışarıdan bile daha sıcak olduğunu anlatıyor.

Karamel kazanlarının başında, terleten plastik koruyucu kolluklar ve eldivenlerle çalışan işçiler, su içmelerine ancak saatte bir izin verildiğini söylüyor: "Tüm dikkatler üretilen üründe. İşçi sıcaktan erimiş ya da soğuktan donmuş, kimsenin umurunda değil. Karamel kaplı elmalar kusursuz olsun yeter."

2023 yılında ABD'de aşırı sıcakların yaklaşık 28 bin iş kazasına yol açtığı tahmin ediliyor. Ancak çalışanların sağlığını koruyacak adımlar, maliyetleri kısmaya odaklanan şirket yönetimleri tarafından sürekli göz ardı ediliyor.

AFETİN ORTASINDA SAĞLIK EMEKÇİLERİ

İklim krizinin doğrudan bir işyeri krizine dönüştüğü en çarpıcı yerlerden biri de Kuzey Karolina'daki Mission Hastanesi oldu. Eylül 2024'te bölgeyi vuran Helene Kasırgası, hastaneyi adeta bir yangın yerine çevirdi.

Elektriklerin günlerce kesildiği hastanede, 11 hafta boyunca şebeke suyu akmadı. Kardiyoloji servisi hemşiresi Kerri Wilson, sifonları çekebilmek ve temel hijyeni sağlayabilmek için nasıl çırpındıklarını anlatıyor: "Kuyulardan getirilen suları çamaşır arabalarıyla taşıyor, elimizde kovalarla tuvaletleri temizlemeye çalışıyorduk. Şebeke suyu akmadığı için ellerimizi sabunla yıkayabileceğimiz bir lavabo bulmak bile imkânsızdı."

Ayrıca hastane, evlerinde elektrik kesildiği için oksijen cihazlarını veya yapay kalp destek pompalarını şarj edemeyen hastaların sığınağı haline geldi. Wilson, sağlık çalışanlarının mesleki özverisinin şirketler tarafından nasıl sömürüldüğünü şu sözlerle aktarıyor: "Hemşirelik uzun süre bir meslekten ziyade 'fedakârlık makamı' olarak görüldü. Sağlık tekelleri doğal afetlerde bu duyguyu sonuna kadar istismar ediyor. Yetersiz personel var, su yok, yemek yok; ama 'hastalar mağdur olmasın' diyerek kendi sağlığınızı hiçe sayıp durmaksızın çalışıyorsunuz."

LOBİLER VE ENGELLENEN KORUMA YASALARI

Kamuoyunun büyük çoğunluğu iklim krizinin sağlığı tehdit ettiğinin farkında olsa da ABD'de işçileri aşırı sıcaktan ve yangın dumanından koruyan kapsamlı bir federal yasal standart hâlâ bulunmuyor.

Raporlara göre bu yasal boşluk bir tesadüf değil; büyük şirketlerin ve ticaret odalarının yürüttüğü organize lobi faaliyetlerinin doğrudan bir sonucu. İş dünyası örgütleri, Çalışma Bakanlığı'nın getirmek istediği aşırı sıcağa karşı koruma standartlarını "katı, külfetli ve uygulanamaz" olarak nitelendirerek engelliyor. İklim ve Toplum Enstitüsü Direktörü Johanna Bozuwa ise işçi hareketinin iklim krizinde ön cephede yer aldığını vurguluyor.

ŞİRKETLERİN İDDİALARI VE SAHA GERÇEKLERİ

Minnesota'daki kargo şoförleri hayati bir tehlikeyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Sendika 2023 sözleşmesinde sıcağa karşı bazı kazanımlar elde etmişti; ancak sendika yönetimi yeni sözleşme döneminde duman korumasını da mutlaka ekletmek zorunda olduklarını belirtiyor.

Konuyla ilgili görüşü sorulan UPS sözcüsü şirketin resmi tutumunu şu sözlerle savundu: "Tüm federal ve eyalet iş sağlığı kurallarına uyuyoruz. Çalışanlarımızı hava koşulları hakkında düzenli olarak bilgilendirmekte; bol su tüketimi, gerektiğinde mola verme, N95 maske takma konusunda bilgilendirilmektedir."

Ancak hastalanan kurye Jacob, şirketin bu açıklamasını doğrudan yalanladı: "Bize bunların hiçbiri söylenmedi. Hastalanmadan önce o günkü hava koşullarıyla, önlemlerle ya da maskelerle ilgili bana tek bir kelime dahi edilmedi."

Yayımlanan raporlar, UPS'in Amazon gibi devlerle birlikte bu tür iş güvenliği düzenlemelerini engellemek ve zayıflatmak için son yıllarda 18 milyon dolardan fazla lobi harcaması yaptığını belgeliyor. Nitekim Ağustos 2023'te Teksas'ta çalışan UPS kuryesi Chris Begley aşırı sıcak altında fenalaşarak hayatını kaybetmişti.

Yangın dumanı kavurucu sıcaklarla birleştiğinde işyerlerindeki ölümcül riskleri katbekat artırıyor. Sendika başkanı Scott Wilkie'nin belirttiği gibi:

"Teamsters sendikasının önceden yaptığı tüm uyarılara rağmen UPS, o gün bir kez daha taahhütlerine uymadı ve çalışanlarını yüzüstü bıraktı."

Kaynak: inthesetimes.org

Çeviren: Kıvanç ELİAÇIK