Her 4 genç erkekten biri şiddeti meşrulaştırıyor
Kadınların şiddet konusunda yalan söylediğini düşünenler, iş olanakları azaldığında erkeklere öncelik verilmesini isteyenler, kadınlara eşit haklar sağlanmasının “fazla ileri gittiğini” savunanlar ve feminizme karşı şiddet kullanılmasını meşru görenler… Kadın düşmanı ve aşırı sağ fikirler, genç erkekler arasında giderek yaygınlaşıyor.
Melbourne Üniversitesi’nin yayımladığı “Kadın Düşmanlığı, Çevrimiçi Radikalleşme ve Gençlik Aşırılığı” başlıklı yeni bir araştırma, dijital dünyadaki 'kadın düşmanı' akımların gençlerin algılarını nasıl biçimlendirdiğini gözler önüne seriyor. 13-17 yaş arası 1.112 erkek çocuğu, 2.307 yetişkin ve 511 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirilen bu kapsamlı çalışma, çevrimiçi ortamda yayılan söylemlerin erkek çocuklarının toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddet konusundaki bakış açılarını nasıl tehlikeli bir noktaya geldiğini kanıtlıyor. Araştırmadaki en çarpıcı bulgulardan biri her dört erkek çocuktan birinin feminizmin topluma zarar verdiğine inanması ve bu hareketi "gerekirse şiddet kullanarak engellemek" gerektiğini düşünmesi oldu.
Bir diğer dikkat çekici bulgu ise kadın düşmanı tutumların şiddet yanlısı aşırı görüşleri desteklemenin en güçlü göstergesi olması. Araştırmacılara göre, manosfer, aşırı sağ, incel toplulukları ve farklı radikal hareketler birbiriyle tamamen ilintili. Araştırmaya göre, kadınları erkeklerin yaşadığı sorunların sorumlusu olarak gösteren düşünceler, bu ideolojileri birbirine bağlayan ortak bir zemin yaratıyor.
YÜZDE 40’I ‘YALAN’ DİYOR
13-17 yaş arasındaki erkek çocuklarının yüzde 31,8’i, kadınlara eşit fırsatlar sağlama çabalarının “fazla ileri gittiğini” söylüyor. Yüzde 30,1’i ise iş olanaklarının az olduğu dönemlerde erkeklerin kadınlardan daha fazla çalışma hakkına sahip olması gerektiğini savunuyor. Erkek çocuklarının yüzde 24,7’si ise feminizmin topluma zarar verdiğini ve gerekirse şiddet kullanılarak engellenmesi gerektiğini belirtiyor. Erkek çocuklarının yüzde 36’sı ise farklı kadın düşmanı ifadelere katılırken yüzde 25 ila 30’u çeşitli şiddet yanlısı aşırı görüşlere destekler nitelikte açıklamalar yapıyor.
AŞIRILIĞIN KAPISI
Araştırmanın yürütücülerinden Melbourne Üniversitesi Öğretim Üyesi Sara Meger’e göre, kadın düşmanlığı, aşırı ideolojilerin yanında gelişen ikincil bir sorun değil, doğrudan radikalleşmeyi besleyen bir düşünce biçimi. Çalışmada gençlerin çevrimiçi olarak tükettiği içeriklerle kadınlara yönelik tutumları arasında güçlü bir bağlantı tespit edildi. Manosfer içerikleri, pornografi ve çevrimiçi flört uygulamalarıyla etkileşim, kadın düşmanı görüşlerle en güçlü ilişkiyi gösteren alanlar oldu.
Araştırmacılar, çevrimiçi alanların aşırılığı doğrudan mı artırdığını, yoksa bunu kadınlara yönelik düşmanlık üzerinden mi gerçekleştirdiğini de inceledi. Sonuçlar, çevrimiçi platformların asıl etkisinin kullanıcıları doğrudan belirli bir aşırılıkçı harekete yönlendirmekten çok kadınlar hakkında düşmanca düşünceleri normalleştirmek olduğunu ortaya koydu. Araştırmacılara göre erkeklerin kadınlar karşısında hak kaybettiği, feminizmin erkekleri mağdur ettiği ve kadınların erkekleri manipüle ettiği düşüncesi bir “biz ve onlar” ayrımı yarattı. Yalnızlık, başarısızlık, ekonomik kaygı ve statü kaybı yaşayan genç erkeklere bu sorunların sorumlusu olarak kadınları ve feministleri işaret etti.

***
KADIN DÜŞMANI İÇERİKLERE ULAŞMAK BİRKAÇ DAKİKA
Sosyal medya algoritmaları, gençlerin kadın düşmanı içeriklere ulaşması için bu içerikleri özellikle aramalarını da gerektirmiyor. Dublin City Üniversitesi araştırmacıları 2024’te TikTok ve YouTube Shorts mecralarında 16 ve 18 yaşındaki erkek kullanıcı profillerini izlediği bir deney yaptı.
Deney kapsamında şu veriler ön plana çıktı:
• Hesaplara 23 dakika içinde “toksik” içerik önerildi, manosfer içerikleriyle karşılaşma süresi 26 dakika oldu.
• Spor, video oyunları ve kişisel gelişim gibi sıradan içerikleri arayan hesaplar da kısa sürede kadın düşmanı paylaşımlarla karşılaştı.
• TikTok’ta 16 yaşında sıradan bir erkek kullanıcı olarak oluşturulan hesaba dokuz dakikadan kısa sürede manosfer içeriği önerildi.
• YouTube Shorts’ta 18 yaşındaki kullanıcı adına açılan hesap için bu süre iki dakikaya kadar düştü.
***

KIZ ÇOCUKLARINA DİKKAT!
Araştırmaya göre, sorun yalnızca erkek çocuklarıyla sınırlı değil. Ergenlik çağındaki kız çocuklarının geleneksel ve kadın düşmanı yargılara yetişkin kadınlardan daha yüksek oranda katıldığı belirlendi. Z kuşağı kadınların, “Evlilik, kadının istemediği durumda bile erkeğe cinsel ilişki hakkı verir” düşüncesine katılma ihtimalinin Y kuşağı kadınlarının 2, X kuşağı kadınlarının ise 4 katı olduğu görüldü. Araştırmacılar çıkan bulgunun kadın düşmanlığının sosyal medya, aile, akran grupları ve siyasal söylemler aracılığıyla genç kadınlar tarafından da içselleştirilebildiğine işaret ettiğini belirtti.
Yanıtlar (0)
Cevap Yaz