Aziz İhsan Aktaş: Beyanlarım değersizleştirmeye çalışıldı

Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın 68’inci günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda yapıldı. 

Davanın kilit isimlerindne Aziz İhsan Aktaş, savunma yaptı. Aktaş'ın savunması şöyle: 

"Etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarımı değersizleştirmek ve gerçeğin üzerini örtmek amacıyla yapılan yayınlar sonucunda hakkımda gerçeği yansıtmayan bir kanaat oluşturmaya çalışılmıştır. Ayrıntılara geçmeden önce kişisel geçmişim ve ticari hayatım hakkında kısaca bilgi vermek isterim. 1976 yılında Diyarbakır'da doğdum. Bir ilk orta ve lise eğitimi Diyarbakır'da tamamladım. Harran Üniversitesi Kimya Bölümü'nden gerçek bir diploma ile mezun oldum. 

Kardeşlerimden iki ikisi avukat. Biri doktor, biri elektrik elektronik mühendisi, biri inşaat mühendisi. Ben de kimyagerim. Ailemiz eğitime, emeğe ve çalışmaya önem veren bir ailedir. Ticareti babamdan ve ailemden öğrendim. Çocuk yaşta çalışma hayatına girdim. Diyarbakır ve Ankara'dan sonra 10 yıla aşkın süredir İstanbul'da farklı alanlarda ticaret yapmaktayım. Ben bir iş insanıyım.

Bütün ticari hayatım boyunca işlerimi kanunlar içinde yürütmeye, çalışanlarımın ve ailemin emeğini korumaya çalıştım.

Öncelikle şu yanlış algıyı, yanlış algıyı düzeltmek istiyorum. Bazılarının beyan ettiği üzere yanımdaki kişiler bir koruma ordusu değildir. Daha önce benimle ilgili planlanan suikast girişimi nedeniyle devletin tahsis ettiği resmi korumalardır. Bu benim için bir ayrıcalık değil. Devletimizin can güvenliğini sağlamak adına aldığı bir tedbir ve zorunluluktur.

Burada yaşadığım, bildiğim ve belgelerle doğrulanan olayları anlatmak için huzurunuzda bulunuyorum. Sayın Başkan'ım, bildiğimiz üzere o 13 Ocak 2025 tarihinde ile isminle özdeşleşmiş ve kamuoyunda bir yer adı Beşiktaş dosyası olarak bilinen bir operasyon kapsamında gözaltına alındım. Akabinde tutuklandım. Tutuklanmamın ardından 2025 yılı ve Nisan ayının sonunda tamamen kendi irademine herhangi bir yönlendirme ve baskı olmaksızın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için başvurdum. Amacım devletimizin kamuoyunun gerçeğe öğrenmesi benim ve diğer iş insanlarının yaşadığı mağduriyetlerin tekrar yaşanmamasıydı. Anlattığım olaylar, dosyaya sunduğum banka kayıtları, daha sonradan yapılan HTS baz tespitleri ve diğer sanık ve tanık ifadeleriyle tekandım. Ve ben kurulan düzenin baskısına maruz kalan ve işleyişini açıklayan kişilerden yalnızca biriyim. Etkin pişmanlık sürecinde şunu açıkça anlattım.

Kamuda iş yapan benim gibi iş insanlarının belediye başkanları, belediye iştiraklerinin yöneticileri, belediyelerin mali işlerinden sorumlu yöneticileri, belediye başkanlarının üyesi olduğu siyasi partinin yerel yöneticileri, belediye başkanlarının aday gösterilmesinde etkili olan genel merkez yöneticileri ve bazı milletvekileri tarafından nasıl mağdur edildiğimizi İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde ayrıntılı biçimde anlattım. Sözlü savunmamı konusunda uzman kişiler tarafından hazırlanan uzman mütalaları ve sunduğum belgelerle destekledim. Şimdi ise huzurunuzdaki bu dosyada İBB'de sistem adı verilen yapının nasıl işlediğini anlatacağım. Sayın Başkan'ım ve benim karşıma çıkan yapı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulmuş bir yapıdır.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun talimatları ve para talepleri IBB İştiraklerden Sorumlu Başkan Danışmanı Ertan Yıldız, Başkan Danışmanı İbrahim Bülbüllü, İstanbul Milletvekili ve eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat ve diğer aracılar üzerinde iletilmekteydi. Belediyeden doğan mevcut alacakları ve hak ediş ödemelerini temel baskı aracı yapan ayrıca belediyelerle mevcut iş ilişkisini ceza ve fesih gibi yöntemlerle sona erdirilmesi tehdidini kullanan imar ve ruhsat süreçlerinde kendilerine pay talep eden bir düzendir. Sayın Başkanım, sistemin temel amaçlarından en önemlisi Ekrem İmamoğlu'nun siyasi hayatının finanse edilmesidir. Ekrem İmamoğlu'nun siyasi hayatını finanse edebilmek amacıyla iş insanları üzerinden baskı kurulması yalnızca hukuka aykırı bir eylem değil aynı zamanda temel ahlaki ve vicdani değerler bakımından da kabul edilmez bir durumdur.

Hiçbir iş insanı siyasi bir faaliyetin finansmanı için baskı ve tehdit ile karşı karşıya bırakılmamalıdır. Bu sistem aracılığıyla siyaset yapmak isteyen bu kişiler, halka hizmet sunmaya odaklanmak yerine iş insanlarından baskı ve zorlama ile para toplamaya çalışıyorlarsa bunun adı siyaset değil Sayın Başkan'ım, kamu gücünün kötüye kullanılmasıdır. Bu bu sistemden bahseden tek kişi ben değilim. Sayın Başkan'ım, İBB İştiraklerinden Sorumlu Başkan Danışmanı Ertan Yıldız 6 Mayıs 2025 tarihli ifadesinde 'Ekrem İmamoğlu tüm parasal sistemi kendisi takip etmekte olup bu sistemde nam hesabına çalışan kişilere tek tek hesap sorardı. Bu kişiler de kendi adlarına zaman zaman küçük işler yapar. Ekrem İmamoğlu da buna göz yumardı' demiştir. Bunu söyleyen kim? Sayın Başkanım, İştiraklerinden Sorumlu Daire Başkanı Ertan Yıldız.

Tekrardan Ertan Yıldız'ın 17 Haziran 2025 tarihli diğer ifadesinde Ali Sukas işleri organize edip temin edilen paraları Fatih Keleş'in yönettiği sisteme aktarmıştır. Bu firmalardan %7, %10 arasında komisyon adı altında paralar aldı. Ali Sukas bu sistemi zorlaştırarak kendi sistemini kurma yoluna gitmiştir. Bunlar Ekrem Bey'in önemli bir olanaklarıdır. İSFALT Genel Müdürü Burak Borzay, 11 Temmuz 2025 tarihli ifadesinde 'Ertan Yıldız bana sistem denilen bir yapı var. O o da bu ismi bilir. Oraya 30 milyon TL yani karşılığı 970.000 dolar göndermeden parasını ödemezler dedi. Ben de telefonda Yıldız'a bunlar gelirmiş. Bu nasıl iş? Bu nasıl iş şeklinde tepki verdim' diyor. Bunun üzerine Ertan Yıldız bana, 'Sen sistemi ilk defa mı duydun? Bunu bilmiyor musun?' diye sordu' demiştir. Bunu söyleyen İSFALT Genel Müdürü Burak Borzay. 

Beyda şirketinin sahibi Yusuf Yadoğlu'nun kardeşi ve temsilcisi Fatih Yadoğlu, 3 Haziran 2025 tarihli ifadesinde daha bir FORA başkanlık konutunda yapılan bir toplantı bu. O toplantıda ağırlıklı olarak İbrahim Birbirle konuştu. Kendisini İETT müdürünün üzerinde bir konumda yer aldığını, İBB içinde bir havuz oluşturulduğunu, İETT ile çalışan ve çalışmak isteyen müteahitlerin bu havuza para yatırması gerektiğini, yatırmayanların mevcut işlerinde sorunlar yaşayacağını ve yeni yerlere giremeyeceklerini beyan ettiği konuşmalar bu minvalde devam etti." diyerek havuzdan ve sistemden bahsetmiştir. 

Sayın Başkan'ım, İETT'de iş yapan İstanbul Ulaşım AŞ şirketinin sahibi Remzi Baka. Burada ayrıca bir açıklama yapmak istiyorum. Sayın Başkan'ım, Remzi Baka'nın mali müşavirliğini CHP eski genel başkan yardımcısı Özgür Karabat yapmakta ve Özgür Karabat'ın çok samimiyetle desteklediği bir şirket.
Ve bu şirketin yetkilisi Remzi Baka 26 Ağustos 2025 tarihli ifadesinde 2021 yılı Haziran ayının ayında İbrahim Gülbüllü beni arayıp Florya'daki Aziz Bey bir kayıtta bir katılma var. Bir onu yenileyelim devam edelim. Nereden başkanım kalmıştık? Kaldığınız yerden devam edebilirsiniz."

Ayrıntılar geliyor