Ayçiçeği zarara döndü
Dünyada ayçiçeği üretiminde ve ihracatında 7’inci sırada yer alan Türkiye’de ayçiçeği üretimi de üreticisi de artan maliyetlerle birlikte üretimden çekiliyor ya da geliri yüksel olan ürünlere yöneliyor. Ülkede yüzde 31 ile en fazla ayçiçeği üretiminin gerçekleştiği Trakya bölgesinde üreticiler, bölgede yüzde 15’e yakın daralmanın olduğunu tahmin ediyor. Ayçiçeğinin gelirinin giderini karşılamadığını söyleyen üreticiler, gideri de geliri de daha fazla olan kanola üretimine başladıklarını anlatıyor.
2025/26 üretim sezonunda ayçiçeği ekim alanı bir önceki sezona göre yüzde 6,4 oranında artmasına rağmen Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verilerine bakıldığında 2025/26 sezonunda yurt genelinde üretimde yüzde 12’lik azalış kaydedilmesi, üreticilerin daralma tahminini doğruluyor. Çiftçiler, üretimdeki daralmanın ana sebebinin artan girdi maliyetlerinin yanı sıra iklim koşullarına bağlıyor. Özellikle kurak dönemler üretimi ciddi etkiliyor.
KÂR EDEMEYEN ÇİFTÇİ ÜRETİMDEN ÇEKİLİYOR
SOL Parti Kırklareli örgütü, dün yaptığı basın açıklamasında alım fiyatlarının henüz açıklanmamasına tepki göstererek en az 45-50 TL olarak açıklanması gerektiğini, maliyetleri ancak bu tutarın karşılayabileceğini duyurdu.
Kırklareli Ziraat Odası Başkanı Ekrem Saylan ise 3 ay önce yapılan maliyet hesaplamasının kilogram başına 29,54 olduğunu belirtirken Ortadoğu’daki savaşın ardından artan enerji fiyatlarının, girdi maliyetlerini yukarı çektiğini söyledi. Kilogram başına yaklaşık 34-35 lira maliyetin olacağını aktaran Saylan, “Üretici, ürününü 40-45 liranın altında satarsa kâr elde edemeyecek. Ancak beklentimiz yüksekken biliyoruz ki açıklanan alım fiyatı beklentinin çok aşağısında kalacak” dedi.
Geçtiğimiz yıl kuraklıktan dolayı Trakya bölgesinde verimin düşük olduğunu, bu yıl ise iklim koşullarının etkisiyle geçtiğimiz yıla göre iyi verim beklediklerini kaydeden Saylan, “Verim yüksek olsa da düşük olsa da alım fiyatları her halükarda düşük açıklanıyor. Ayçiçeğinin alım fiyatı buğday alım fiyatına göre şekilleniyor. 16,5 lira olarak açıklanan buğdayın üreticisi de kâr edemezken tahmini olarak 33-34 TL olarak açıklanacak olan ayçiçeği alım fiyatı da üreticinin daha da üretimden çekilmesine yol açacak” diye konuştu.
FİYATI BELİRLEYEMEYEN TEK ÜRETİCİ GRUBU
“Malı üretip de fiyatını belirleyemeyen tek sektör tarım” diyen Saylan, konuşmasına şu şekilde devam etti: “Türkiye’de hemen hemen her sektör kendi ürettiği ürünün fiyatını kendisi belirliyor. Tarım ise stratejik bir sektör olmasına rağmen, iklim şartları ve belirsizliğin bu kadar arttığı bir süreçte üretici istediği fiyatı bir türlü alamıyor. Bu kadar belirsizliğe ve riske rağmen emeğimizin karşılığını alamıyoruz.”
YÜKSEK GELİRİ OLAN ÜRÜNLERE YÖNELİNDİ
Kırklareli Koyunbaba köyünde ayçiçeği üretimi yapan Fırat Günay, üreticilerin alım fiyatını her yıl olduğu gibi bu yıl da düşük beklediklerini söyledi, “33-35 lira bandında bir fiyat açıklarlar. Daha yüksek açıklamazlar” dedi.
Koyunbaba köyünde 1200-1300 dekar alanda tarım yaptığını aktaran Günay, “Geçen sene bütün Trakya’da tarihinde görülmemiş bir kuraklık oldu. Makine ve ekipman bizim kendimizin olduğu halde işin içinden çıkamadık, hepsi zarar oldu. Bir de millet biçme parası, ektirme parası veriyor. O tarafı da var” dedi.
Alım fiyatlarının da maliyetlere göre açıklanmasını talep eden Günay, “Bu sene geçen yılki gibi kuraklık yok ama yine maliyetlerden dolayı sıkıntı yaşıyoruz. Biçerdöver biçme parası iki ay önce açıklandı. Ben 400 liradan biçiyorum, o zaman mazot 60 liraydı. Biz iskontolu 50 liraya alıyorduk. Şu an mazot 80 lira, ben iskontolu 70 liraya alıyorum. Yani aşağı yukarı yarı yarıya bir fark oluşuyor. Biz biçtiğimiz işten, örneğin 300 bin lira kazanacaksak, bir ay içinde bu 150 bin liraya düşüyor. Bu da tabii maliyete yansıyor” diye konuştu.
Kayalı köyünde de kanolaya geçişin olduğunu söyleyen Günay, “Kuru tarım yapılıyor, sulaması yok ve tarımı daha kolay. Kanola buğdayla aynı zamanda, hatta buğdaydan önce ekiliyor. Gübresi ayçiçeğine göre maliyet olarak daha fazla ama aldığın para daha yüksek olduğu için artık herkes para getirecek ürünün peşinde.”
KENDİMİZİ UZUN SÜREDİR YALNIZ HİSSEDİYORUZ
Devletin üreticiye verdiği desteğin yetersiz kaldığını ve iktidarın üreticileri görmediğini söyleyen Kırklareli’nin Kayalı köyünden Birol Çakıryörük, yaşadığı bir mağduriyeti şu sözlerle aktardı:
“Bu konuda beni en çok üzen olayı arpa hasadı döneminde yaşadım. Bir borcumuzu kapatabilmek amacıyla bu yıl biraz fazla ekim yapmıştım. Toplanan arpayı Toprak Mahsulleri Ofisi’ne teslim etmek üzere Muğla’ya gittiğimizde orada tamamen yalnız bırakıldık. O gün oradaki bir makinenin arızalı olması yüzünden 8-10 üretici arkadaşımız geri çevrildi ve büyük zarar gördü. İnsanlar normalde kilosuna 12,25 TL alacakları arpayı, çaresizlikten 10,50 TL’ye satmak zorunda kaldı. Kilo başına yaklaşılan 2 liralık bu zarara rağmen kimse gelip halimizi sormadı. Ama kimse yoktu, tamamen yalnızdık. Bu ilgisizlik nedeniyle köylerde genç nüfus kalmıyor. Kendimizi uzun zamandır yalnız hissediyoruz.”

Yanıtlar (0)
Cevap Yaz