Yeni başbakan rengini gösterdi: Palestine Action protestosunda onlarca gözaltı

Dış Haberler

İngiltere’nin başkenti Londra’da, geçen yıl “terör örgütü” ilan edilen Filistin destekçisi “Palestine Action” grubuyla dayanışma gösterisinde onlarca kişi gözaltına alındı. Protesto, iktidardaki İşçi Partisi’nin Filistin politikası hakkında “özür dileyen” Andy Burnham’ın başbakanlık koltuğuna oturmasından bu yana gruba destek amacıyla yapılan ilk eylem oldu.

Westminster Sulh Ceza Mahkemesi önündeki gösteri, Palestine Action’a destek verdiklerini ifade ettikleri için suçlanan 2 binden fazla kişiye açılan davaların görülen ilk duruşmasını protesto etmek amacıyla Defend Our Juries (DOJ) adlı grup tarafından organize edildi.

Londra Metropolitan Polisi, gösteri sırasında yaptığı X paylaşımında “Palestine Action’a destek açıklamak, Terörizm Yasası kapsamında bir suçtur. Polis memurları gözaltılara başladı” açıklaması yaptı.

'ÖZÜR' DİLEMİŞTİ

Başbakanlık kampanyasını başlattığından beri Burnham, İşçi Partisi'nin dış politikasını yeniden şekillendireceğini söylemişti. Göreve gelmeden önce, İşçi Partisi'nin Gazze konusunda “doğruyu yapmadığını” kabul ederek “özür dilemişti.”

Ancak insan hakları grupları ve siyasetçiler, Burnham’ın ifadelerinin eyleme geçirilmedikçe anlamsız olacağını söylemişti.

Burnham, mayıs ayındaki yerel seçim hezimeti sonrası baskılara dayanamayarak istifa eden Keir Starmer’dan Başbakanlık görevini 20 Temmuz’da devralmıştı.

Göreve gelişinin ardından ilk ağırladığı lider Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski olan Burnham ise İran’a karşı “savunma” saldırıları için ABD’ye bazı İngiliz askeri üslerini açarak rengini belli etmişti.

Yeşil Parti lideri Zack Polanski ise Burnham’dan Palestine Action hakkındaki “yasaklı örgüt” kararını kaldırmasını istedi. Polanski, X paylaşımında “Bu yasağı kaldırarak distopik görüntülere son vermek Başbakan’ın yetkisinde. Bir demokraside bu tür gruplara yönelik baskı için hiçbir bahane olamaz” dedi.

Haziran ayında beş Temyiz Mahkemesi yargıcı, grubun “terör örgütü” olarak yasaklanmasının ifade özgürlüğü haklarına “haklı ve orantılı” bir müdahale olduğunu belirtti.