Sermaye emekçiyi dijital gözle izliyor

Metin YETİM

DİSK'e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası, İstanbul Bostancı'daki Genel Merkezi'nde "Dijital Dönüşümün Metal İşçilerine Etkisi" başlıklı sunum düzenledi. Sunumda Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi'nin (BİSAM) Metal İşkolunda Dijital Gözetim ve Algoritmik Yönetim Raporu ve sonuçları ele alındı.

BİSAM'ın 109 işyerinden 673 metal işçisiyle görüşerek hazırladığı rapor, telefon ve bilgisayar uygulamaları, turnikeler, kameralar gibi dijital izleme sistemlerinin metal işkolunda yaygınlaştığını, buna karşılık işçilerin yüzde 57'sinin kendisini değerlendiren sistemin hangi ölçütlere göre karar verdiğini bilmediğini ortaya koydu. Raporda ayrıca işçilerin öncelikli talebini hangi verilerinin toplandığının tespit edilmesi ve kendisine açıkça anlatılması olduğu aktarıldı. Dijital takip ve temponun, aşırı zihinsel yorgunluk yarattığı ortaya konuldu.

Rapora göre işçilerin en sık karşılaştığı sistemler giriş-çıkış altyapısına dayanırken turnike ve kart okuyucuları yüzde 49, tezgah ekranları yüzde 35, personel devam takip sistemleri yüzde 31 olarak gözlemlendi. İşçiyi doğrudan ve bireysel olarak değerlendiren sistemlerin daha sınırlı olduğu aktarılırken kameralı takip yüzde 16, tablet üzerinden iş emri takibi yüzde 15, performans puanlaması yüzde 14 olarak kaydedildi.

GÖZETLEMEYE İSG BAHANESİ

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise işçi sağlığı ve iş güvenliği (İSG) gerekçesiyle kurulan sistemlerin bir kesim işçi tarafından güvenlik değil, denetim olarak deneyimlenmesi. İşçilerin yüzde 32'si hız baskısı yüzünden İSG kurallarını zaman zaman ihlal etmek zorunda kaldığını, yüzde 23'ü sürekli izlenmenin dikkatini dağıtarak kaza riskini artırdığını, yüzde 21'i ise "işçi sağlığı ve iş güvenliği" adı altında aslında ne kadar çalıştıklarının denetlendiğini belirtiyor. İşçilerin üçte biri mevcut tempo ve dijital takibin gün sonunda aşırı zihinsel yorgunluk yarattığını, yüzde 29'u sürekli izlendiğini hissetmenin kendisini strese soktuğunu ifade ediyor.

Araştırmanın metodolojik açıdan en özgün sonucu, sistem sayısı ile baskı düzeyi arasında kayda değer bir ilişki bulunmadığını gösteriyor. İşçiyi diğerlerinden ayırıp tek başına hedef alan tablet üzerinden iş emri takibi ve kameralı izleme gibi sistemler baskı düzeyiyle belirgin biçimde ilişkili olduğu ortaya çıkardı. Buna karşılık turnike ve personel devam takip sistemi gibi herkes için ortak olan altyapı sistemleri, işçinin deneyiminde hemen hiçbir fark yaratmıyor.

İŞÇİNİN TALEBİ ŞEFFAFLIK

Raporda baskıyı düşük düzeyde yaşayanlar yüzde 49, yalnızca İSG-denetim boyutunda yaşayanlar orta yüzde 28 ve yüksek düzey bildirenler ise yüzde 23 olarak yer aldı. Deneyimli işçiler arasında sendikanın ne yapması gerektiği konusunda "fikrim yok" diyenlerin oranı sadece yüzde 10 iken deneyimsiz işçilerde bu oran yüzde 35'e çıkıyor. Buna karşın deneyim arttıkça verilerin işten atılma gerekçesi yapılmasının engellenmesi talebi yüzde 41'den yüzde 58'e çıkıyor.

Birleşik Metal İş Genel Başkanı Özkan Atar, "Bu araştırma gösteriyor ki işçilerin bizden ilk istediği şey hangi verimizin toplandığını öğrenin, bize açıkça anlatın. İşçinin kendisi hakkında hangi verinin toplandığını ve kendisini değerlendiren sistemin hangi ölçütlere göre karar verdiğini bilme hakkı var. Bu hakkı toplu iş sözleşmelerinde de tanıtmak zorundayız" dedi. Sunumun ardından söz alan bir işyeri temsilcisi ise kameraların yanı sıra telefon ve tablet uygulamalarıyla işyerindeki gözetimlerin arttırıldığı tuvalet molalarının dahi takip edildiğine vurgu yapıldı.

TEKNOLOJİ EMEK LEHİNE

Araştırma grubunda da yer alan BİSAM araştırmacısı Prof. Dr. Serkan Öngel yaptığı sunumda "Bu araştırmayla, teknolojiyi emeğin lehine nasıl kullanabiliriz, sorusuna iyi bir örnek teşkil ettiğimizi düşünüyorum" dedi. Öngel, çalışmanın işyeri temsilcileri üzerinden toplanan verilerle yapıldığını belirterek artık tüm sektörlerde dijital taylorizm yönetim metodunun kullanıldığını dile getirdi.