İnsomnia
Dr. Tamer YAZAR
Uykuya dalamama, sık uyanma, dinlenmiş halde uyanamama hali. Beynin uyanıklık sistemlerinin aşırı çalışması, stres hormonlarının yüksek seyretmesi ve vücudun biyoritminin bozulmasına bağlı yaşanan uykusuzluk. Mitolojide uyku tanrısı Hypnos, gecenin tanrıçası Nyx'in oğludur. Kardeşi ise ölüm tanrısı Thanatos. Antik dünya, biri geçici diğeri kalıcı teslimiyet olarak değerlendirdiği uyku ve ölümü kardeş olarak betimlemiştir. Uyku yalnızca fizyolojik bir ihtiyaç olarak değil, zihnin dünyadan süreli çekilmesi, gündelik hayatın ağırlığından uzaklaşması olarak görülmüştür. Günümüzün “modern insanı”, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar fazla bilgiye ve uyarana maruz kalmakta. Sürekli üretken olmak zorunluluğu zihnin tekdüze çalıştığı zamanları yarattı. Gün içinde bitmeyen, olumlu-olumsuz kısa süreli uyaranlar ile duyarlılığın kaybına neden olan bildirimler, ekran görüntüleri, haberler, her gün yenisinin eklenip eskisini unutturduğu kederler ve sorumluluklar arasında dağılan dikkat, geceleri yeniden kendine dönmek zorunda kalmakta.
İnsomnia yalnızca bir uyku bozukluğu olarak değil, modern insan yaşamının artmış zihinsel yükünün bir yansıması olarak da değerlendirilmeli. Gün içinden aktarılan kaygılar, bastırılan duygular ve tamamlanmamış iç konuşmalar, gecenin sessizliğinde zihnin çalışmayı bırakamaması sonucunu doğurur.
∗∗∗
Belki de insomnia, beynin bir hastalığından çok zamanın bir belirtisidir. Tarihinde hiç olmadığı kadar bağlantılı, fakat hiç olmadığı kadar da kendi iç sesiyle baş başa kalmaktan çekinen insana modern çağın hediyesi. İnsomnia yalnızca gecenin değil, gündüzün de hastalığı. Modern insan, çoğu zaman kendi varlığının ağırlığı altında ezilir. Gelen günün sıradanlığından korkulan sabahlarla başlayan döngü; ince bir huzursuzluk, yaşanacakları önceden bilme hissi ve daha başlamadan tükenmiş gibi görünen günlerle devam eder.
Aynı yönlere koşuşturan kalabalıklar. Anlam duygusu taşımayan, sürekli bir yerlere yetişme telaşı. Bir yere gitmekten çok, gitme eylemini sürdürmek için hareket etme hali. Modern hayatın insanları birbirine benzeten, dokuz-altı yollarında sürüp giden ritüeli. Yüzlerin, ifadelerin birbirine benzediği görüntüler. Boş gözlerle telefon ekranına dalmalar, kısa süreli kaçamak bakışmalar ve hemen ardından yeniden kendi dijital yalnızlığına dönmeler...
∗∗∗
Tahmin edilebilir günler, büyük oranda kontrol altında tutulabilir sonuçlar ve hayatımsı haller içinde, sınırlı bir hareket alanında yaşamak. Mesleğiyle, başarılarıyla, hedefleriyle tanımlanan; sürekli bir şey olmak zorundaymış gibi yaşayan insan. Ve tüm bunların ruhumuzun manzarasını yoran hali...
Her şeyi fazla düşünen, yaşadığı hemen her şeyi anlamlandırmaya çalışan modern insan. Duygularının nedenini, yaptığı seçimlerin arkasındaki motivasyonu, hatta sıradan bir günün bile anlamını sorgulayan, sürekli açıklamalar arayan, her hissin nedenini bilmek isteyen, her deneyimi bir sonuca dönüştürmeye çalışan.
Uyku, yalnızca gözlerin kapanması değil. Bir süreliğine dünyayı kontrol etme çabasından vazgeçebilmek. Oysa modern insan için bırakmak, teslim olmak ve beklemek giderek zorlaşmakta. Daha iyi olmak, daha verimli olmak, daha başarılı olmak ve daha çok yetişmek arzusu; geceleri bile zihnin durmaksızın çalışmasına neden olmakta.
Ve gece olduğunda huzur içinde uykuya dalamayan, çoğu zaman uykusuzlukla değil kendisiyle mücadele eden insan. Arada bir hiçbir şey olmaya izin vermek.
Kendini tanımlamadan, ölçmeden, değerlendirmeden...
Sadece var olmak...
Belki de uykunun bizden istediği tek şey budur.
*Nöroloji Uzmanı
Yanıtlar (0)
Cevap Yaz