Steins;Gate Re:Boot İncelemesi

Lab Mem 001, Hououin kyouma geri döndü!  

Bilimkurgu ve görsel roman türünün yıllardır zirvesi kabul edilen yapımlarından biri olan Steins;Gate, nihayet elden geçirilmiş ve genişletilmiş hali ile Steins;Gate Re:Boot adıyla tekrar karşımızda. Zaman yolculuğu, kuantum teorileri ve paradoksların birbiriyle çarpıştığı bu serüvende bir kez daha aklınızı kaybetmeye hazır olun. 

İncelendiği Platform: PC

Nedir, Ne Değildir Bu Steins;Gate? 

Steins;Gate, zaman yolculuğu ve kelebek etkisi üzerinden özgür irade çatışmasını inceleyen bir görsel roman. Hikayesi hepimiz kadar nerd bir üniversite öğrencisi Okabe Rintaro’nun mikrodalgaya muz koyma deneyleriyle ortaya çıkan, geçmişe mesaj gönderebilen derme çatma bir sistem icat etmesiyle başlar. Başlangıçta masum olan bu “D-Mail” denemeleri, gerçekliği bükerek zamanın tüm sürekliliğini bozar. 

Okabe’nin geçmişle oynaması, en yakın arkadaşı Mayuri’nin kaçınılmaz ölümüyle sonuçlanan trajik bir zaman döngüsü yaratır. Maalesef, o saat her zaman duracak. Okabe ne kadar uğraşırsa uğraşsın hiçbir zaman döngüsünde çocukluk arkadaşı Mayuri’nin ölümünü önleyemez. Olası tüm zaman çizgilerinde ya çocukluk arkadaşı Mayuri ölür, ya da bilim insanı ve sevgili asistanımız Christi- yani Makise Kurisu ölür. Hikaye anlatımının depresyon ve çaresizliği diz boyu işlediği bu noktada Okabe, Mayuri’yi kurtarmak ve hem onun hem de dahi bilim kadını Kurisu’nun hayatta kaldığı o tek mucizevi olasılığa yani “Steins Gate” dünya çizgisine ulaşmak için aklını yitirme pahasına sayısız zaman sıçraması yapmaya kararlı. Bu yolculuk, sadece bir bilimkurgu kurgusu değil; fedakarlığın ve insan psikolojisinin sınırlarının test edildiği dramatik bir yapı sökümdür. El Psy Kongroo 

Steins;Gate Re:Boot, klasik hikayeyi baştan sona birebir ele alan ve size bu zaman döngüsü orijinal oyunun baştan yapımı. Orijinal hikayeyi hiç değiştirmeden aynı tutarak bütün duygusallığı ve zaman yolculuğu karmaşasını hala ilk deneyimlediğim gün gibi taze tutuyor. Anime serisinin çizim tarzıyla baştan yapılmış olan Steins;Gate Re:Boot, bize ne sunuyor? 

Steins;Gate? SERN?

Steins;Gate Re:Boot, baştada söylediğimiz gibi hikaye tarafında temeli tamamen değiştirmeyi tercih etmemiş. Oyun, aslında STEINS;GATE ELITE senaryosunu baz alıyor. Okabe Rintaro ve laboratuvar üyelerinin o bildiğimiz tanıdık yolculuğu, orijinal oyundaki ruhuyla karşımıza çıkıyor. Eğer yıllar önce Steins;Gate’i oynadıysanız veya animesini izlediyseniz, olay örgüsü size tanıdık gelecektir. Bu nedenle başlarda tamamen yeni bir hikaye bekleyenler ufak bir şaşkınlık yaşayabilir. 

Ancak geliştirici ekibin asıl dokunduğu nokta, hikayenin yapısal sökümünü yaparak metinleri baştan aşağı yeniden ele almak olmuş. Oyun sıfırdan yazılmış metinleriyle artık çok daha akıcı ve okunması kolay bir hale getirilmiş. İlk oyun ve ELITE göze alındığında zaman yolculuğu teorilerini anlamak metin bazlı bir oyunda kafa karıştırıcı olabiliyordu. Bu diyalogları basitleştirip seriye geri dönenler ve yeni başlayanlar için daha basit bir anlatıma sahip olduğu için tercih edilebilir olduğunu çekinmeden söyleyebiliriz. 

Steins;Gate Re:Boot lab mem screenshot

Bunun yanında, yapımın asıl parladığı nokta eklenen yeni içerikler. Oyuna tamamen yepyeni bir “Dünya Çizgisi” (worldline) ve bu çizgiye bağlı yeni bir son eklenmiş olması. Sadece bu yeni final bile, hikayeyi ezbere bilen eski hayranlar için yapımı tekrar oynamak ve analiz etmek adına en büyük motivasyon kaynağı haline geliyor. 7. ve yeni eklenen bu alternatif son dışında oyunun genel bütünlüğü tamamen aynı. Ama bu Re:Boot sonu kesinlikle görmeye değer bir sahneydi. Sahnelerden bahsetmişken: 

Görsel Roman, Görsel Sunum

Steins;Gate Re:Boot’un en belirgin farklılıklarından biri hiç şüphesiz görsel sunumu. Orijinal oyunun o kendine has, hafif soluk ve melankolik sanat tasarımı korunurken; karakter çizimleri, çevre detayları ve arayüz (UI) çok daha keskin ve modern bir seviyeye taşınmış. 

Özellikle kritik hikaye anlarındaki geçişler artık çok daha sinematik bir anlatım sunuyor. Sıradan bir görsel roman olmamakla beraber paneller ve sahneler vuruculuğu artırmak için animatik halinde. 30 ila 40 saat arasında değişen o uzun oynanış süresi boyunca, görsel kalitenin bu denli yükseltilmiş olması okuma yorgunluğunu ciddi oranda alıyor ve yüksek kaliteli bir anime izliyormuşsunuz hissini güçlendiriyor. Animesini kesinlikle kötülemek mümkün değil, fakat çizim kalitesi olarak eski bir yapım olarak kaldığını söylemek de yanlış olmaz. Steins;Gate Re:Boot bu ara eksikliği kesinlikle çok güzel tamamlıyor. 

“Mad Scientist” Hala Aynı Tadı Veriyor

Teknik kalitenin önemli bir parçası da ses tasarımı. Orijinal serinin ikonik seslendirmenleri korunurken, yeniden yazılan metinlere paralel olarak ses ve müzik listesi güncellenmiş. Dramatik anlarda giren o tanıdık müzikler ve zaman makinesinin yarattığı çevresel sesler, oyunun gerilimli ve melankolik atmosferini eskisinden daha vurucu şekilde destekliyor.

Steins;Gate animesinin ikonik opening şarkısı dışında akılda kalır bir melodiye sahip değildi şahsen. Steins;Gate Re:Boot ile bu liste duygusal parçalarla sayısını artırırken kesinlikle ses yönetimini çok iyi ele alıyor 

Eksi Yönleri

Steins;Gate Re:Boot her ne kadar etkileyici bir yeniden yapım olarak karşımıza çıksa dahi, hala özünde herkesin bildiği ve hatırladığı Steins;Gate. “Büyük Sürpriz Son” haricinde ele aldığı büyük bir değişken yok. Kesinlikle görmeye değer olduğu doğru, ama ülkemizde herkesin 32 Dolar (Amerika’da 54 Dolar) vermeye istekli olacağı kadar da değişen bir yenilikçilik yok. Orijinal Seriyi ve Steins;Gate 0’ı beraber deneyimlemek hala gözümde daha iştah açıcı bir serüven. İki oyunun fiyatının daha uygun olması da ayrı bir artı.

Yani, seriye aşırı tutkuluyum yeni içerik istiyorum diyen fanlardan değilseniz orijinal oyuna sadık kalıp onu deneyimlemenizi öneririm. 

Özetle Steins;Gate Re:Boot

Onlarca saatlik okuma ve seçimlerin ardından söyleyebilirim ki, Steins;Gate Re:Boot beklentinizi doğru belirlediğiniz sürece sizi fazlasıyla tatmin edecek bir yapım. Geliştirici ekip, oyunun temel çatısına ve ilk başlardaki o yavaş açılan temposuna çok dokunmamayı, yani “güvenli oynamayı” tercih etmiş.

Bunun yerine, zaten başyapıt kabul edilen deneyim günümüz standartlarına taşınmış ve yeni bir Dünya Çizgisi ile taçlandırılmış. Daha önce Steins;Gate dünyasına hiç adım atmamış birine önerim kesinlikle Re:Boot olur; halihazırda orijinal yapımı yalayıp yutmuş olanlar ise yeni finali ve akıcı metinleri görmek için bu maceraya rahatlıkla tekrar dalabilirler. 

Zaman döngüsünden mikrodalganız ile kurtulmaya çalışıyorsanız, daha fazla haber ve incelemelerimiz için sitemize ve sosyal medya hesaplarımıza göz atmayı unutmayın!

The post Steins;Gate Re:Boot İncelemesi appeared first on Tourens.

Cevaplar (0)